<?xml version='1.0' encoding='windows-1254' ?><rss version='2.0'><channel><title>Rehberlik Portalı - Yeni Eklenen Haberler</title><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haberler.asp</link><language>tr</language><description>Rehberlik Portalı ® Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim ve OKS, ÖSS, KPSS</description><lastBuildDate>12.05.2008</lastBuildDate><image><title>Rehberlik Portalı ® Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim ve OKS, ÖSS, KPSS</title><url>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/img/logo.gif</url><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim</link><width>241</width><height>90</height></image><item><title>Mutlu Evlilik İçin 7 Formül</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;P&gt;ABD´deki Iowa Üniversitesi´nin Sosyal Psikoloji Birimi´nin yaptığı bir araştırmaya göre zıt kutuplar ilk etapta birbirini çekiyor ancak bu ilişkiler ciddi boyutlara ulaşamadan sona eriyor. Aynı hayat görüşüne sahip olanların ilişkileri ise evlilikle sonuçlanıyor.Evli çiftler üzerinde araştırma yapan sosyologlar, kişilik benzerlikleri sayesinde eşlerin günlük sorunlarla daha kolay başa çıkabildiğini ve mutlu olabildiğini savunuyor. İlişkinin uzun yıllar sürebilmesi için öncelikle sağlam bir temele dayanması ve belli başlı adımların atılması gerekiyor. İşte mutlu bir beraberlik için gereken yedi şart:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;KENDİNİZİ SEVİN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kendinizi sevmezseniz, başkasının da sizi seveceğine inanmanız zorlaşır. Sağlıklı bir ilişki için kendine güvenmek çok önemli. Bu yüzden öncelikle tüm hata ve zayıflıklarınıza rağmen kendinizi olduğunuz gibi kabullenmeniz gerek.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;EŞİNİZİ SEVİN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sağlıklı ilişkiler birbirini seven kişiler arasında yaşanabilir. Birbirinizden gerçekten hoşlanır, birlikte zaman geçirmekten keyif alır, birbirinizin davranışlarını ve fikirlerini paylaşır, benzer beklentilere sahip olursanız ilişkinizin uzun ömürlü olması kaçınılmaz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;BİRBİRİNİZE ZAMAN AYIRIN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir şeye verdiğiniz değer, ona ayırdığınız zamanla ölçülür. Yeni tanıştıklarında önceliği ilişkilerine veren çiftler, zaman içinde iş, çocuklar ve günlük sorunlara odaklanarak birlikte daha az vakit geçirmeye başlar. Oysa birbirinize ayıracağınız zaman, ilişkinin ilk günkü gibi canlı kalmasını sağlar.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İLETİŞİM KURUN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İyi bir iletişim sağlıklı ilişkinin temel şartlarından biridir. Kim olduğunuzu, ne istediğinizi, karşınızdakinden ne beklediğinizi ancak konuşarak anlatabilirsiniz. İç dünyanızı karşınızdakine açmanın tek yolu iletişim.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;TARTIŞMAKTAN ÇEKİNMEYİN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tartışmaların ilişkinin doğal bir parçası olduğunu unutmayın. Çiftler arasında farklılık olması kaçınılmazdır. Sağlıklı bir şekilde tartışabilen çiftler, her zaman aynı fikirde olmasalar bile duygularını paylaşabildikleri için aralarındaki bağı güçlendirir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;SIK SIK DOKUNUN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dokunmak insanoğlu için temel bir ihtiyaçtır. Karşınızdakine güven, destek, koruma, şefkat ve tabii ki heyecan verir. Fiziksel ilgiye olan ihtiyaç, cinsel yaşamın aktif olmadığı dönemlerde bile bitmez.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;DEĞİŞİMİ KABUL EDİN&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İnsanlar değişebilir. İlişkileri bu değişimler ayakta tutar. Değişim, gelişmeye yol açabileceği gibi sancılı da olabilir. Ancak eşinin geçirdiği değişime uyum sağlayan ya da birlikte değişebilen çiftler, başarılı bir ilişki sürdürebilir. Zıt kutuplar artık çekmiyor. İkili ilişkilerde zıt kutupların birbirini çektiği tezi, tarihe karışıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;memurlar.net&lt;/P&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7945</link></item><item><title>Sınav Stresi Unutkanlık Yapıyor</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;DIV class=NewsDetailTop&gt;Anadolu liseleri ve kolej sınavlarına hazırlanan ilköğretim okulu öğrencilerinde, yoğun stresten kaynaklanan &amp;quot;konsantrasyon zorluğu, karar verme güçlüğü, unutkanlık ve öğrenileni kullanamama&amp;quot; gibi sorunların yoğun olarak görüldüğü bildirildi&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV class=NewsDetailContent&gt;
&lt;P&gt;Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama HastanesiÇocuk Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem YıldızÖç, yaptığı açıklamada, özellikle ilköğretim okulu 8.sınıf öğrencilerinde, sınav günü yaklaştıkça sorunların da ortaya çıkmaya başladığını söyledi. Hem okula hem de dersanelere giden ilkokul öğrencilerinin, yoğun vegerilimli bir çalışma ortamına sürüklendiğini ifade eden Öç, &amp;quot;heyecan ve kaygının&amp;quot; deneme sınavları ve ailenin baskısıyla sürekli gündemdetutulduğunu belirtti.Ortaöğretim Kurumları Sınavı´nın (OKS) yaklaşmasıyla öğrencilerde,&amp;quot;başarılı olamayacağım&amp;quot;, &amp;quot;sınavı kazanamazsam annemin babamın yüzünenasıl bakarım&amp;quot; ve &amp;quot;yüksek puan alamazsam rezil olurum&amp;quot; gibi kaygılarortaya çıktığını bildiren Öç, bu düşüncelerin çalışmayıkolaylaştırmadığını tam tersine çalışmayı engellediğini ifade etti.Annelerin, babaların, komşuların, öğretmenlerin ve birçok kişinin çocuktan beklentisinin, çocuğa çok fazla geldiğini vurgulayan Öç, şöyle devam etti:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;quot;Sınav zamanı yaklaştıkça öğrenciler bu beklentileri olduğundan çokdaha yoğun algılarlar. Duygusal yük karamsarlık ve bıkkınlığa yol açar.Bu duyguların zaman zaman yaşanması normaldir. Bazı öğrencilerümitsizliğe kapılır, kendilerini çaresiz ve güçsüz hisseder, çalışmayıve mücadeleyi bırakırlar.Bunun sonucunda, sınavlara hazırlanan ilköğretim okulu öğrencilerindeyoğun stresten kaynaklanan konsantrasyon zorluğu, karar verme güçlüğü,unutkanlık ve öğrenileni kullanamama gibi psikolojik sorunlar ortayaçıkıyor. Aslında kaygı duygusu insan bedeni için yararlıdır. Sınavsırasında heyecanlanmak normaldir. Heyecan, panik ve yoğun kaygıya dönüştürülmemeli.&amp;quot;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;KAYGIYI AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Öç, sınav kaygısını azaltmak için, gevşeme egzersizlerinin, düşüncebiçiminin düzenlenmesi gerektiğini bildirdi. Öç, şunları kaydetti:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;quot;Sınav kaygısı yaşayan öğrenci, düzenli ağır, derin, sessiz nefes alıp vermeli, fizik egzersizleri yapmalı. Olay, düşünce, davranış ve duygu birbiri ile bağlantılı olduğu için düşünce biçimi düzenlenmeli. Örneğin, sınav kağıdı önünde olan çocuk, ´bu sorular çok zor hiç birisiniyapamayacağım, bittim ben´ düşüncesine kapılır. Kaygı, korku, çaresizlikduygusu içinde olan çocukta, başlayamama, terleme, titreme gibi sorunlarortaya çıkar. Bu da başarısızlığa yol açar.Başarılı olunması için, ´bu sorular çok zor ama bir yerden başlamalıyımve en azından bildiklerimi yapmalıyım´ düşüncesiyle hareket edilmeli.Kendine güvenmeli. Sınav öncesinde geçmiş başarısızlıklar değil, gösterilen başarılar düşünmeli. (sınavı kazanmalıyım) düşüncesinin,(sınavı kazanmak istiyorum) düşüncesine dönüşmesi sağlanmalı.&amp;quot;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;haber10.com&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7944</link></item><item><title>ÖSS´de Herşey Değişiyor</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;DIV class=NewsDetailTop&gt;YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversiteye giriş için tek aşamalı ancak adayların yılda birkaç kez girebilecekleri bir sınav modeli düşündüklerini açıkladı.&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV class=NewsDetailContent&gt;
&lt;P&gt;Özcan, Öğrenci Seçme Sınavı´nda (ÖSS) yapmayı düşündükleri değişikliklere ilişkin soruları yanıtladı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ÖSS´yi değiştirmek istediklerini belirten Özcan, bu konu üzerinde çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) da konuyla ilgili çalışmaları olduğunu söyleyen Özcan, MEB ile ortak çalışacak aşamaya henüz gelinmediğini kaydetti. Özcan, ´´Benim isteğim onlarla bizim ekibin beraber çalışması. Onların hazırlıkları bizimkinden önce başladı sanırım. Onlarınki, öğrencinin her yıl lise 1, 2, 3 ve 4 yıllardaki gösterdiği performansın ortalamasının sene sonundaki bir imtihanla birleştirilmesi ve onun nota dönüştürülmesi şeklinde. Biz de İngilizlerin yaptığı gibi düşünüyoruz´´ dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İngiltere´deki sistemde adaylara 12-13 konu verildiğini ve adayların bu konulardan istedikleri birkaçını seçerek sınava girdiklerini anlatan Özcan, kendilerinin de bu model üzerinde durduklarını ifade etti. Özcan, şöyle konuştu:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´12-13 konuda imtihan verelim öğrencilere, öğrenciler 5´ini seçsin imtihana girsin, hepsinden girmesin. 3´ünden aldığı puanla da üniversitelere müracaat etsin. Üniversiteler de alacakları öğrencileri bölümlere bağlı olarak, 3 konu belirleyerek istesinler. Örneğin, desinler ki ´makine mühendisliğine genel kabiliyet, matematik ve biyolojiden 80 puanın üzerinde alanları kabul edeceğim, Bu puanı tutturanlar müracaat etsin´.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bunu üniversiteler de yapabilir, ÖSYM´ye de yaptırabiliriz. Aynı eskiden olduğu gibi öğrencinin 3 konuda aldığı puan hangi bölüme tutuyorsa onu otomatik olarak yaptırabiliriz. Yani yerleştirme işini ÖSYM´ye verebiliriz, üniversiteye de yaptırabiliriz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eskiden, bizim zamanımızda, puan alıyordunuz, üniversiteye müracaat ediyordunuz. Üniversite de durumuna bakarak sıralıyordu. Her üniversitenin kapısında listeler yayınlanırdı, ´şunlar girmeye hak kazandı´ diye. Ona benzer bir sistem. Her halde ikisini karıştırırız. Henüz net değil. Tek bildiğimiz şey sistemin kesinlikle değişeceği.´´&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;-´´NE ALAN VAR, NE KATSAYI´´-&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´Bu sistemde öğrencinin hangi okuldan mezun olduğunun önemi kalmayacak mı?´´ sorusuna Özcan, ´´Ne alan kalacak ne katsayı, hepsi gidiyor. Tamamen başarıya odaklı bir sistem olacak. Çocuğun, 3 dersten veya her neyse lise 1, 2, 3 ve 4´teki başarısına dayanan bir sistem olması lazım´´ yanıtını verdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özcan, üniversitelerdeki her bölüm için adayların hangi derslerden veya konulardan başarılı olması gerektiğini üniversitelere soracaklarını belirterek, ´´Örneğin, makine mühendisliği bölümlerine soracağız ´siz hangi 3 tür puanla öğrenci almak istiyorsunuz´ diye. Onlar belirleyecek. Daha sonra bunları ÖSYM´nin kitapçığında yayınlayacağız´´ dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;MEB´in öngördüğü sistem ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Özcan, şunları kaydetti:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´O da iyi bir sistem. Fakat orada ben bir şeye güvenmiyorum: Ortalama ağırlıklı puan konusu. Bu puanın hesaplanması konusunda... Yani biz bunu bırakırsak, bazı hocalar öğrencilerin başarısını gereksiz yere şişirebilirler, çocuğun durumu iyi görünsün diye. Ondan korkuyorum. Öyle olacağına, genel bir imtihan olsun, hiçbir sübjektif tarafı olmayan, öğrenci imtihana girsin, oradaki başarısına göre olsun, bu daha iyi.´´&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;-´´TOEFL GİBİ BİR MEKANİZMA OLSUN´´-&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´Siz, tek sınav mı düşünüyorsunuz?´´ sorusunu Özcan, şöyle yanıtladı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´Aynı üniversite sınavı gibi tek ama senenin her anında yapılabilir bir sınav düşünüyoruz. Böyle bir defada olmasın, aday onu 3-5 defa alabilsin. Mesela matematikten girdi, diyelim ki 100 üzerinden 25 aldı, bu onu tatmin etmedi. 6 ay sonra bir sınav daha olsun. ÖSYM, bu imtihanları döndürsün istiyoruz. Nasıl işte, TOEFL´da 120 doları veriyorsun, o hafta sonu sana hemen veriyorlar imtihanı. Burada da öyle bir mekanizma olsun. Herkes, yığınlar, gidip bir günde o imtihanı almasın. Mesela, genel yetenek testini gelecek ay alacak, matematik testini 2 ay sonra, coğrafya sınavını ondan bir ay sonra alacak. Ama okul açılmadan yapılacak bu sınavlar, sürelere de riayet edilecek. Diyelim ki kaldınız, bir daha alabileceksiniz. Sonra aldığınız puanlarla üniversitelere başvuracaksınız. Bu sınavları döndürelim istiyorum, bir günde olmasın. Hani diyorlar ya ´190 dakikada insanın hayatı tayin ediliyor´. Çocuk rahat rahat girsin. Hem çocuğun şansı da artar.´´&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Adayın üniversiteye sınavda aldığı en yüksek puanla başvurabileceğini söyleyen Özcan, bu sistemde ´´psikolojik stresinin de az olacağını´´, adayın ´´kendini iyi hissettiği bir zamanda sınava girmesine olanak sağlanmış olacağını´´ kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Böyle bir sistemin teknik olarak uygulanıp uygulanamayacağının sorulması üzerine Özcan, ´´ÖSYM uygulayabilir´´ dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;-´´BİZİM KONTROLÜMÜZDE OLSUN´´-&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özcan, böyle bir sistemde sınavın Ankara´da yapılmasından yana olduğunu söyledi. ´´Yapılacaksa Ankara´da olsun bu iş. Herkes Ankara´ya gelsin. Burada, bizim kontrolümüzde olsun´´ diyen Özcan, daha sonra birkaç ile yaygınlaştırılabileceğini kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´Bu durum tepki çekmez mi, Ağrı´daki bir aday buraya nasıl gelecek?´´ sorusuna Özcan, ´´Eskiden, bizim zamanımızda geliniyordu. Tabii şöyle bir şey de yapabiliriz: Doğudakiler mesela Erzurum´da girebilir. Yani belli yerlerde olsun. Kastettiğim şey kontrollü olsun, kontrol edebileceğimiz iller olsun. Hakkari´deki sınavı ben kontrol edemem. Yeni bir sisteme geçiyoruz, bilinmezi de çok olur. O yüzden hakim olabileceğimiz Doğuda birkaç il, Orta Anadolu´da bir kaç il olabilir´´ karşılığını verdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özcan, yeni sistemin, ´´İngiliz sistemi göz önünde bulundurularak, ülke koşullarına uygun bir sistem olmasını düşündüklerini´´ kaydetti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;-´´GELECEK YIL İÇİN OLMASA BİLE...´´-&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İngiliz sisteminde açık uçlu sorular da yöneltildiğinin belirtilmesi üzerine Özcan, ´´Bazılarında açık uçlu sorular var. Sosyal alanında sorular açık uçlu zaten, test değil. Bizde eskiden uygulanan olgunluk sınavlarının aynısı. Mesela Tarihten ´şu savaşın etkilerini yazın´ diyor. Hepsi test değil yani´´ dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´Yeni sistemde de öyle mi olacak´´ sorusuna Özcan, ´´Tabii. Onu kaldıran konularda hepsi açık uçlu olacak´´ dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;YÖK Başkanı Özcan, konu ´´olgunlaştıktan´´ sonra üniversitelerle paylaşacaklarını bildirdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özcan, düşünülen değişikliğin ne zaman uygulamaya konulacağı konusunda da ´´Gelecek yıl için olmasa bile, bu sefer alan ve katsayıları kaldırırız. ona bir hazırlık olur. Evet, yetişmeyebilir, olmazsa bir sonraki sene geçeriz´´ dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;-´´KATSAYI YERİNE PUANLA YERLEŞTİRİLECEK´´-&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´Alan ve katsayıların kaldırılması halinde adaylar nasıl yerleştirilecek?´´ sorusu üzerine Özcan, ´´Aldığın puana göre yerleştirileceksin. Kimse de sana ´sen bu meslek okulundasın ancak şu meslek yüksek okuluna gidebilirsin´ diye bir şey söylemeyeceksin. Puanın tutuyorsa makine mühendisi ol, sosyolog ol, psikolog ol´´ diye konuştu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özcan, birçok ülkenin üniversiteye giriş sistemini incelediklerini belirterek, ´´Yeni yeni bilgi topluyoruz sistemlerle ilgili. Dünyada nasıl yapılıyor, bizde nasıl yapılıyor? Bizimki türden sınav uygulayan 3 ülke kaldı´´ dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;´´Düşündüğünüz modeli Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaştınız mı?´´ sorusuna Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ´´Milli Eğitim Bakanı ile özel olarak konuştum. ´Olgunlaşsın ondan sonra görüşürüz´ diyor, gayet iyi karşılıyor´´ yanıtını verdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;HABER10.COM&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7943</link></item><item><title>Sevk Alan Öğrt Ek Ders Verilmeyecek</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;A class=Name&gt;Sevk Alan Öğretmene Ek Ders Verilmeyecek&lt;/A&gt; 
&lt;DIV&gt;&lt;IMG alt=&amp;quot;MEB logosu&amp;quot; src=&amp;quot;http://www.memurlar.net/common/images/news/376.jpg&amp;quot; align=left&gt;10 Mayıs 2008 tarih ve 26872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda değişiklik yapılmıştır. Karara göre ayda 4 günden fazla olmamak üzere ayakta tedavilerde (yani rapor alınmayan tedavilerde) öğretmenlerin o gün var olan ek dersleri kesilmemekteydi. Bu durumda sevk aldığı için okula gelmeyen öğretmenden o gün var olan derslerin tamamı kesilecektir.
&lt;P&gt;Bir örnek verecek olursak o gün 6 saat dersi olan ve haftada 24 saat derse giren bir öğretmen rehberlik hizmetleri hariç 24+2(hazırlık planlama)= 26-15(maaş karşılığı)= 11 saat ek ders almaktaydı. O hafta içerisinde sevk alan öğretmenin ücreti kesilmemekteydi. Şimdi ise öğretmen o hafta içerisinde 24-6=18 saat derse girmiş olacağından; 18+1(hazırlık planlama)=19-15(maaş karşılığı)=4 saat ek ders alabilecektir. Yani sevk alan bu öğretmenden 7 saat ücret kesilmiş olacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu esaslar 16 Aralık 2006 da yayımlanmıştı. 16 Aralık 2006 dan önceki esaslarda sevk alan öğretmenin sadece ek dersi kesilmekteydi yani maaş karşılığından bir düşüş olmamaktaydı. Yukarıdaki örnek öğretmeni eskiye göre yorumlarsak 24+2(hazırlık planlama)=26-15(maaş karşılığı)=11 saat ücret alan öğretmen 6 saati olduğu bir günde sevk aldığında o gün için kendisine tahsis edilen 3 saat ek dersi kesilecekti yani o hafta 8 saat ücret alabilecekti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bakanlık tarafından bakanlar kuruluna sunularak yayımlanan 16 Aralık 2008 tarihli esaslarda yapılan bu değişiklikler neticesinde sendikalar tarafından eylemler yapılmış ve bakanlar kurulunca bu esaslarda 21 Temmuz 2007 tarihinde öğretmen lehine bazı düzeltmelere gidilmişti. Bu düzenlemelerden bir tanesi de sevkli öğretmenin ayda 4 günü geçmemek üzere ücretinin kesilmemesi idi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu düzenlemenin üzerinden &lt;B&gt;1 yıl geçmeden &lt;/B&gt;yeniden bir düzenleme yapılmıştır. &lt;B&gt;Sendika ve öğretmenlerin genel talebi &lt;/B&gt;dini bayram tatilleri dahil olmak üzere sevk ya da rapor alınan günlerde ek derslerin kesilmesi (2006 öncesinde olduğu gibi) fakat bu günlerde herhangi bir nedenle (sevk, rapor, bayram tatili) okula gelmeyen öğretmenin o güne ait tüm derslerinin ek dersten kesilmemesi yönündedir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;8-9-10 Ekim günlerinin ramazan bayramı olması nedeniyle öğretmenler o hafta ücret alamamakla karşı karşıya kalmışlardır. Bu durumda da sendikalar eylem yapmışlardı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Konu ile ilgili bakanlık yetkilileri &lt;B&gt;“ Öğretmenler Dini Bayramda Ek Ders İstiyorlar, Bu mevzuata da laikliğe de aykırıdır”&lt;/B&gt; şeklinde açıklama yapmışlardı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;U&gt;&lt;FONT color=#0000ff&gt;&lt;A href=&amp;quot;http://www.memurlar.net/haber/96432&amp;quot;&gt;http://www.memurlar.net/haber/96432&lt;/A&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/U&gt; linkinde “&lt;B&gt;MEB Personel Genel Müdürü Konuyu Anlamadı” &lt;/B&gt;başlıklı bir yazı yayınlamış ve daha sonra da “&lt;A href=&amp;quot;http://www.memurlar.net/haber/96429&amp;quot;&gt;&lt;U&gt;&lt;FONT color=#0000ff&gt;Eğitim Sendikaları Neden Ek Ders Eylemi Yapıyor?&lt;/FONT&gt;&lt;/U&gt;&lt;/A&gt;&amp;quot; başlıklı bir yazı yayımlamıştık...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Oysa ki öğretmenlerin Dini Bayramlarda ek ders istemeleri söz konusu değildi. &lt;B&gt;Öğretmenlerin talebi 8-9-10 Ekim de Ramazan Bayramında ek ders ücreti almak değil bayramdan sonra okula gelecekleri 11-12 Ekim günlerinde alacakları ücretlerin maaş karşılığı sayılarak kesilmesiydi.&lt;/B&gt; Yani o hafta içerisinde 8-9-10 Ekim 2007 de bayram nedeniyle gelmeyip 11-12 Ekim (Perşembe-Cuma) okula gelen öğretmen o hafta hiç ücret almamakla karşı karşıya kalmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aynı günlerde (11-12 Ekim 2007) rapor alıp tatilini uzatan öğretmen de hiç ücret almamıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sendikaların ve öğretmenlerin talebi &lt;B&gt;okula geldikleri günlerde ücretlerinin kesilmemesi&lt;/B&gt; şeklinde olup bunun yanlış algılanması ve kamuoyuna böyle lanse edilmesi öğretmen ve sendikaların tepkilerine yol açmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu konu ile ilgili olarak sendikalar tarafından 18 Aralık 2007 de eylemler yapılmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu durum hukuken halen devam etmekte iken bugün yayımlanan değişiklikte de bu konuda hiçbir düzenlemeye gidilmemiştir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yapılan değişiklikte ayrıca çizelgede olmayan ticaret ve turizm okul ve kurumlarının çizelgeye monte edilmesi anlamına gelmektedir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Maksut BALMUK&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eğitim Yöneticisi&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;memurlar.net&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7942</link></item><item><title>KPSS Ortaöğretim/Önlisans Başvuru</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;DIV&gt;&amp;nbsp;Adaylar, 2008-KPSS Ortaöğretim/ Önlisans Kılavuzu ile Aday Bilgi Formunu 2,00 YTL karşılığında&lt;B&gt; 26 Mayıs – 27 Haziran 2008 tarihleri arasında &lt;/B&gt;Başvuru Merkezlerinden alacaklardır. Genel kültür ve genel yetenek sınavına tabi tutulacak adayların bankaya 35 YTL yatırması gerekecektir.&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV&gt;
&lt;P&gt;T.C.&lt;BR&gt;YÜKSEKÖĞRETİM KURULU&lt;BR&gt;Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;BASIN DUYURUSU&lt;BR&gt;(12.5.2008)&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;03.05.2002 tarih ve 24744 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan “Kamu Görevlerine ilk Defa Atanacaklar için Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik” hükümleri uyarınca ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler içi&lt;B&gt;n 2008-KPSS ORTAÖĞRETİM / ÖNLİSANS&lt;/B&gt; 21 Eylül 2008 tarihinde yapılacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Adaylar, 2008-KPSS ORTAÖĞRETİM / ÖNLİSANS Kılavuzu ile Aday Bilgi Formunu 2,00 YTL karşılığında&lt;B&gt; 26 Mayıs – 27 Haziran 2008 tarihleri arasında &lt;/B&gt;Başvuru Merkezlerinden alacaklardır. Başvuru Merkezleri başvuru tarihinden önce ve başvuru süresi boyunca ÖSYM’nin www.osym.gov.tr internet adresinden duyurulacaktır. Adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri ve başvuru işlemlerini burada yer alan kurallara göre yapmaları gerekmektedir. Bu kılavuzda ayrıca, Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) KPSS sonuçlarının normal, özürlü, eski hükümlü işçi alımında da kullanacağına ilişkin bir duyurusu bulunmaktadır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;KPSS adaylarına duyurulur.&lt;BR&gt;Prof. Dr. Ünal YARIMAĞAN&lt;BR&gt;ÖSYM Başkanı&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;MEMURLAR.NET&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7941</link></item><item><title>ÖSS Mağduru, Okul Birinciliğini Ispatladı</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;TABLE height=16 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&amp;quot;100%&amp;quot;&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-TOP: 15px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-WEIGHT: bold; FONT-SIZE: 16px&amp;quot;&gt;ÖSS mağduru, okul birinciliğini mahkeme kararıyla ispatladı&lt;/SPAN&gt;&lt;/TD&gt;
&lt;TD align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=spot-haber vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&lt;IMG class=haberresim src=&amp;quot;http://content.zaman.com.tr/2008/05/12/120102.jpg&amp;quot; align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;Okul birincisi olduğu halde ÖSYM´ye başka isim bildirildiği için mağdur edilen Elif Bozkurt, iki yıllık mücadelenin ardından istediği bölüme yerleştirildi. Okul yönetimine açtığı davayı kazanan Bozkurt, &amp;quot;Benim duru mum diğer mağdurlara örnek olsun.&amp;quot; diyor. &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-BOTTOM: 10px&amp;quot; width=&amp;quot;100%&amp;quot; colSpan=2&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 10px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=1 cellPadding=1 align=right&gt;&lt;!-- --&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 5px&amp;quot; align=right&gt;
&lt;SCRIPT src=&amp;quot;http://ad.zaman.com.tr/ad-app/client.ads?app=zaman&amp;amp;pos=detay&amp;amp;page=1&amp;amp;first-time=false&amp;quot; type=text/javascript&gt;&lt;/SCRIPT&gt;

&lt;DIV id=Banner-616&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV id=Banner-616&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV id=Banner-616&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;!-- --&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Okul birincisi olmasına rağmen ismi ÖSYM´ye bildirilmeyen Elif Bozkurt, 2 yıl devam eden yargı sürecinin ardından başarısını tescil ettirdi. Bozkurt, mahkeme kararıyla İngilizce bölümünde okuyacak. 
&lt;P&gt;Okul birinciliği, üniversiteye girebilmek için önemli bir avantaj. Öğrenci Seçme Sınavı´nda (ÖSS) 90 puana kadar getirisi olabiliyor. Ancak İstanbul´da meydana gelen olay, okul birinciliği konusunda da yanlışlık yapılabileceğini ortaya çıkardı. Bayrampaşa Sabit Büyükbayrak Lisesi okul birincisi Elif Bozkurt, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi´ne (ÖSYM) kendisinin yerine başka birinin okul birincisi olarak bildirildiğini, üniversite sınavını kazanamayınca şans eseri öğrendi. Mahkemeye başvurarak 2 yıl sonunda üniversite kazanan Bozkurt, okul yönetimi aleyhine 80 bin YTL´lik maddi ve manevi tazminat davası da açtı. İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü de Okul Müdürü Cengiz Öztürk hakkında soruşturma başlattı. Devam etmekte olan dava ile ilgili yorum yapmak istemediğini belirten müdür Öztürk, devlet memuru olduğu için zaten demeç veremeyeceğini söyledi. 
&lt;P&gt;Sabit Büyükbayrak Lisesi´ni 2006 yılında bitiren Elif Bozkurt, 4,93´lük diploma notu ile okul birincisi oldu. Ancak okul yönetimi ÖSYM´ye okul birincisi olarak 4,71 not ortalamasına sahip başka bir öğrenciyi bildirdi. Gelişmelerden haberi olmayan başarılı öğrenci, ÖSS´de okul birinciliğinin avantajıyla bir fakülteye girebilececeğinin planlarını yaparken gelen sonuçla şoke oldu. Tercihlerinin tamamını İngilizce öğretmenliğine ayıran Bozkurt, ÖSYM´nin gönderdiği ´Herhangi bir yükseköğretim programına yerleştirilemediniz´ sonucuyla hayal kırıklığına uğradı. Oysa Bozkurt´un aldığı 329 puan, tercih ettiği 9 bölümden birine yetiyordu. Bozkurt, üniversiteyi kazanan bir arkadaşının ´Benim girdiğim bölümü senden daha düşük puanlı biri kazandı, sen niçin kazanamadın?´ deyince araştırmalarını derinleştirdi. Okula gittiğinde yetkililerden bilgi alamayan Elif Bozkurt, ÖSYM´ye okul birincisi olarak bildirilip bildirilmediğini sordu. Gelen cevap ´olumsuz´ olunca Bozkurt konuyu mahkemeye taşıdı. 
&lt;P&gt;Mahkeme 2 yıl sürdü 
&lt;P&gt;İstanbul 1. İdare Mahkemesi´nde dava açan Elif Bozkurt, 2 yıllık mücadelenin sonunda okul birinciliğini mahkeme kararıyla tescil ettirdi. Mahkemenin lehinde verdiği karardan sonra ÖSYM´ye başvuran Bozkurt, Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümüne yerleştirildi. Halen eğitim öğretim devam ettiği ve derslerde eksiği olduğu için okulunu donduran Bozkurt, yeni eğitim sezonuyla birlikte okuluna devam edecek. &amp;quot;Olayın şoku ile hırpalandım. Kendimi toparlayamadım. Yaşadığım moral bozukluğunu tarif edemem. Psikolojim bozuldu.&amp;quot; diyen Bozkurt, okul yönetimine ayrıca 80 bin YTL´lik maddi ve manevi tazminat davası da açtı. Yaşadığı olayın örnek olmasını isteyen Bozkurt, şunları söyledi: &amp;quot;Öğrenciler bu konuda ihmalkar davranabilir. Daha objektif kriterlerin getirilmesi gerekebilir. Neticede ÖSYM´ye kimin okul birincisi olarak bildirildiğini kim bilebilir ki? Öğrenciler zaten herhangi bir üniversiteyi kazandığında ÖSYM´ye kim bildirilmiş kim bildirilmemiş ortaya çıkmayacaktır.&amp;quot; 
&lt;P&gt;
&lt;HR&gt;

&lt;P&gt;&lt;B&gt;Okul birincilerinin üçte biri açıkta&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;2007-ÖSS´ye 7 bin 644 okul birincisi başvururken, bunlardan 5 bin 124´ü bir yükseköğretim programına yerleşebildi. Okul birincilerine özel kontenjan ayrılmasına rağmen 2 bin 520´si (yüzde 33) açıköğretim dahil hiçbir yere yerleşemeyerek açıkta kaldı. Okul birincilerinin 2006´da yüzde 33´ü, 2005´te ise yüzde 26´sı açıkta kalmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği´ne göre okul birincileri, lise son sınıfta bütün derslerin notları belirlendikten sonra disiplin kurulunun da görüşü alınarak mezuniyet puanı en yüksek olan öğrenciler arasından öğretmenler kurulunca tespit ediliyor. Disiplin cezası alanlar kesinlikle birinci seçilmiyor. &lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=haberbilgi style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 10px&amp;quot; align=right colSpan=2&gt;&lt;U&gt;&lt;FONT color=#0000ff&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/U&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;zaman.</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7940</link></item><item><title>Çocuklara Meyveli Yoğurdu Kendiniz Yapın</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;TABLE height=16 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&amp;quot;100%&amp;quot;&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-TOP: 15px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-WEIGHT: bold; FONT-SIZE: 16px&amp;quot;&gt;Anneler, çocuklara meyveli yoğurdu kendiniz yapın&lt;/SPAN&gt;&lt;/TD&gt;
&lt;TD align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=spot-haber vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&lt;IMG class=haberresim src=&amp;quot;http://content.zaman.com.tr/2008/05/11/yogurt.jpg&amp;quot; align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;Sağlıklı beslenme için vazgeçilmez nitelikteki süt ürünlerinden yoğurdun da doğal ve doğal olmayanının olduğu belirtiliyor. &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-BOTTOM: 10px&amp;quot; width=&amp;quot;100%&amp;quot; colSpan=2&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 10px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=1 cellPadding=1 align=right&gt;&lt;!-- --&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 5px&amp;quot; align=right&gt;
&lt;SCRIPT src=&amp;quot;http://ad.zaman.com.tr/ad-app/client.ads?app=zaman&amp;amp;pos=detay&amp;amp;page=5&amp;amp;first-time=false&amp;quot; type=text/javascript&gt;&lt;/SCRIPT&gt;

&lt;DIV id=Banner-616&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;!-- --&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Piyasadaki yoğurtların koruyucu maddeler sebebiyle &amp;quot;ekşimediği&amp;quot;, bunun da vücuda yararlı bakterilerin &amp;quot;uyutulması&amp;quot; sonucu gerçekleştirildiği kaydediliyor. Denizli´nin Acıpayam ilçesinde faaliyet gösteren süt ürünleri firması Aynes´in Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Serin, yoğurdun birçok faydasının bulunduğunu; ancak hazır meyveli yoğurtlara ilave edilen kimyasallarla bu özelliklerin kaybolduğunu söylüyor. Yoğurdun bağışıklık sistemini güçlendirdiğine işaret eden Serin, &amp;quot;Yoğurt, bağırsaklara giren değişik mikropları panzehir olma özelliği ile bertaraf ediyor.&amp;quot; diyor. 
&lt;P&gt;Piyasada satılan yoğurtların değişikliğe uğratılarak özelliklerinin giderildiğini kaydeden Serin, &amp;quot;Özellikle son yıllarda değişik koruyucularla yoğurdun ömrü uzatılmaya çalışılıyor. Mesela içindeki yararlı bakteriler uyutularak yoğurdun ekşimesi engellendi. Halbuki yoğurdun ekşimesi lazım. İçindeki bakterilerin çalışması lazım. Yani ekşiyen yoğurt, doğru yoğurttur. Uyutulmuş bakteriler vücuda girdikten sonra da uyumaya devam ettiği için bağırsak düzenleyici ya da panzehir olma özelliği kayboldu.&amp;quot; şeklinde konuşuyor. 
&lt;P&gt;Nevzat Serin, birçok kimyasal ve gıda koruyucu madde içeren meyve aromalı yoğurtlar yerine annelerin mevsimlik taze meyveleri karıştırarak çocuklarına bu tarz sağlıklı yoğurtlar yedirmesini öneriyor. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Ekşiyen yoğurt yoğurttur&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;Gerçek yoğurt sulanabilir, küflenebilir hatta ekşiyebilir. Ama yoğurt sulanmıyorsa, ekşimiyorsa, maya tutmuyorsa sütü doğru değildir. Tüketici aldığı yoğurdu, başka sütle mayalayarak yoğurt yapabilir. Eğer yoğurt tutuyorsa bu maya olarak kullandığı yoğurt doğru yoğurt ve süttür. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;zaman.&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7939</link></item><item><title>Göremiyorum Ama Kızımı Yüreğimde Hissediyorum</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;TABLE height=16 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&amp;quot;100%&amp;quot;&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-TOP: 15px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-WEIGHT: bold; FONT-SIZE: 16px&amp;quot;&gt;Annelik engel tanımıyor: Göremiyorum ama kızımı yüreğimde hissediyorum&lt;/SPAN&gt;&lt;/TD&gt;
&lt;TD align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=spot-haber vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&lt;IMG class=haberresim src=&amp;quot;http://content.zaman.com.tr/2008/05/11/aile.jpg&amp;quot; align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=resim-alt-yazi&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Annelik, Allah tarafından verilmiş öyle bir duygu ki, önünde hiçbir engel duramıyor. Görme engelli anne Çıraklıoğlu, &amp;quot;Kızım görmediğimizi anladığı gün saatlerce ağladım. &amp;quot; diyor.&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;Adapazarı´nda 4 yıl önce evlenen görme engelli çift, engelsiz bir çocuk sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor. &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-BOTTOM: 10px&amp;quot; width=&amp;quot;100%&amp;quot; colSpan=2&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 10px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=1 cellPadding=1 align=right&gt;&lt;!-- --&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 5px&amp;quot; align=right&gt;
&lt;SCRIPT src=&amp;quot;http://ad.zaman.com.tr/ad-app/client.ads?app=zaman&amp;amp;pos=detay&amp;amp;page=5&amp;amp;first-time=false&amp;quot; type=text/javascript&gt;&lt;/SCRIPT&gt;

&lt;DIV id=Banner-322&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;!-- --&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Anne Çiğdem Çıraklıoğlu, görme engelli olmasına rağmen anne olmaktan vazgeçmediğini belirterek, &amp;quot;Kızımın bizim görmediğimizi anladığı gün saatlerce ağladım.&amp;quot; dedi. Adapazarı´nda, bir çay partisinde tanışan görme engelli Çiğdem ve Sercan, birbirlerinin sesinden etkilendi. Çift, ailelerinin desteğiyle 4 yıl önce evlendi ve 1,5 yıl önce çocuk sahibi oldu. Engellerine rağmen anne-baba olmanın mutluluğunu yaşayan çift, az da olsa çocuklarını görememenin burukluğunu yaşıyor. 
&lt;P&gt;Doğuştan görme engelli Çiğdem Çıraklıoğlu, eşiyle bir çay partisinde tanıştıklarını belirterek, birbirlerine âşık olduklarını ve 5 ay içinde evlendiklerini belirtti. 1,5 yıllık evliyken kızlarının dünyaya geldiğini ifade eden Çıraklıoğlu, şunları söyledi: 
&lt;P&gt;&amp;quot;Kızıma kendim bakabiliyorum. Annelik duygusunu anlatmak çok zor bir şey. Onu göremiyorum, ama hissediyorum. Göremiyorum diye çocuğumu hissedemeyeceğim gibi bir düşünce hiç aklımdan geçmedi. Çünkü kızımı hissediyordum. Doğduğundan itibaren mamasından altını değiştirmeye kadar her şeyini kendim rahat bir şekilde yapabildim. Anne olmaya karar verirken tereddüt yaşamadım, çocuğuma bakabileceğimi düşündüm. Çok şükür Allah´a, öyle ya da böyle bu yaşına geldi. Bebeklik döneminde bir problem yaşamadım.&amp;quot; Her genç kız gibi evlenmeyi, anne olmayı hayal ettiğini ifade eden Çıraklıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: &amp;quot;Evlendiğimde 22 yaşındaydım. Eşim, kızım dünyaya geldiğinde çocuğunu göremeyeceğini düşündükçe çok üzülmüştü. Engelli bir anne-baba için çocuk sahibi olmak hem güzel hem de çok hüzünlü. Kızımın bizim görmediğimizi anladığı gün oturup saatlerce ağladım. O zaman elinde bir bisküvi vardı. ´Anne elini aç, eline bırakacağım´ demişti. Ben onun algıladığını anladığım anda çok üzülmüştüm. Engelliyim, ama engelli olduğum için bir tarafa çekilip otururum düşüncesinde değilim. İmkân verildiği zaman her şeyi yaparım, mücadeleyi seviyorum.&amp;quot; 
&lt;P&gt;7 yaşında geçirdiği menenjit hastalığı nedeniyle gözlerini kaybeden baba Sercan Çıraklıoğlu da evlendiği ve çocuk sahibi olduğu için çok mutlu olduğunu kaydederek, &amp;quot;Evlenip, baba olacağımı hiç hayal edemezdim. Aslında çok ümitsizdim.&amp;quot; dedi. 
&lt;P&gt;Eşine ve çocuğuna çarşıda çakmak ve kalem satarak baktığını bildiren Çıraklıoğlu şunları belirtti: &amp;quot;Hislerimiz çok kuvvetli. Eşimin sesini ilk duyduğumda zaten çok etkilenmiştim. Ondan sonra açıldım. Bana direkt olarak ´Ben öyle başka insanlar gibi değilim, evlenmeyi düşünüyorsan ben bu işte varım!´ dedi. Sonra gidip istedik o şekilde evlendik. Çocuğumuz oldu. Çocuğumuzu büyütürken zorluk yaşamıyoruz. Kızım büyüdükçe görmediğimizi yavaş yavaş anladı. Artık yere bir şey düşürdüğümüz zaman (Dur baba, aramayın ben vereyim) diyor.&amp;quot; Sakarya, aa &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;zaman.&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7938</link></item><item><title>ABD´de Gençler Birçok Genç Anne Babasız Büyüyor.</title><pubDate>12.05.2008</pubDate><description>&lt;TABLE height=16 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&amp;quot;100%&amp;quot;&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-TOP: 15px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD colSpan=2&gt;
&lt;TABLE&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;FONT-WEIGHT: bold; FONT-SIZE: 16px&amp;quot;&gt;ABD´de birçok genç anne babasız çocuk büyütüyor&lt;/SPAN&gt;&lt;/TD&gt;
&lt;TD align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=spot-haber vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 align=right&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&lt;IMG class=haberresim src=&amp;quot;http://content.zaman.com.tr/2008/05/12/annecocuk.jpg&amp;quot; align=right&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;Brooklyn´e akşam karanlığı çökerken B1 numaralı otobüs son duraktan hareket etti. Çoğu kolej öğrencisi yolcular yerlerini aldı. En son sırada üç arkadaş çantalarını yanlarına koymuş, zaman zaman şakalaşarak koyu bir sohbete girişmişlerdi. &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-BOTTOM: 10px&amp;quot; width=&amp;quot;100%&amp;quot; colSpan=2&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=metin style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 10px&amp;quot; vAlign=top colSpan=2&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=1 cellPadding=1 align=right&gt;&lt;!-- --&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 5px&amp;quot; align=right&gt;
&lt;SCRIPT src=&amp;quot;http://ad.zaman.com.tr/ad-app/client.ads?app=zaman&amp;amp;pos=detay&amp;amp;page=5&amp;amp;first-time=true&amp;quot; type=text/javascript&gt;&lt;/SCRIPT&gt;

&lt;DIV id=Banner-322&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;!-- --&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;
&lt;P&gt;Uzun, siyah ama uç kısımları kızıla boyanmış saçlarını arkasına atmış bir kız daha çok geçmedi, üç arkadaşın sohbetine katıldı. Kahkahalar ve konuşmalar bütün bir otobüsü sarıyordu. Kimseye aldırdıkları yoktu. Kız, öğrenciye benziyordu ancak öğrenci değildi. Biraz önce yanından ayrılan arkadaşının kolejde okuduğunu ancak kendisinin okulu bırakmak zorunda kaldığını anlattı. Erkek öğrenciler merakla sordular; &amp;quot;Neden?&amp;quot; Kızın, yüzünden hiç eksik etmediği gülümseme birden yarıda kaldı: &amp;quot;Evde bir yaşında bir çocuğum var.&amp;quot; Grupta küçük bir şaşkınlık oldu. Kız kısaca hikâyesini anlattı: &amp;quot;Okuldayken bir erkek arkadaşım vardı. Bir bebeğimiz oldu. Okulu bırakmak zorunda kaldım. Birkaç ay önce de o bizi terk etti.&amp;quot; 
&lt;P&gt;Konu bir anda ciddileşmişti. Gençler ne diyeceklerini bilemediler. Bir tanesi sordu; &amp;quot;Babasız nasıl büyütüyorsun?&amp;quot; Kızın ne cevap vereceğini beklemeden yanındaki arkadaşı atıldı: &amp;quot;Ne yani! Sanki senin baban var? Sen nasıl büyüdün?&amp;quot; Kız, sıkıntısını paylaşmak istiyordu sanki: &amp;quot;Hayır! Öyle demeyin! Çok zor. Ben arkadaş buldum kendime ama babanın yerini ne tutar?&amp;quot; 
&lt;P&gt;Genç kızın gözü saatine gitti; &amp;quot;İşte geç kaldım. Çocuğum beni arıyor ve ağlıyordur şimdi.&amp;quot; diye mırıldandı. Gençlerden biri umutsuzca sordu; &amp;quot;Nasıl yaşıyorsunuz?&amp;quot; Kız kapıya yönelirken son sözlerini söyledi: &amp;quot;Annemle birlikte. Tek odalı bir apartman dairesinde kalıyoruz. Benim babam yok. Hiç görmedim yüzünü. Annemin kaderini yaşıyorum. Şimdi oğlumun da babası yok. O da benim kaderimi yaşayacak.&amp;quot; 
&lt;P&gt;Kız, herkese el sallayarak arka kapıdan indi. Koşar adımlarla evinin yolunu tutarken, otobüs arkadaşları arkasından bakıyorlardı. 
&lt;P&gt;Yalnız annelerin sayısı artıyor 
&lt;P&gt;Rakamlar Amerika´da, yalnız annelerin, babasız çocukların sayısının hızla arttığını gösteriyor. Annesiz veya babasız büyüyen çocukları ise büyük tehlikeler bekliyor. Amerika´da evlenmeden çocuk sahibi olan annelerin yaklaşık yarısı, erkek arkadaşları ile yaşıyor. 2006 yılında doğan bütün bebeklerin yüzde 40 kadarı evlenmeden dünyaya getirilmiş. Bu, bütün zamanların en yüksek oranı (1980´de oran yüzde 18). Evlenmeden çocuk sahibi olan anneler arasında erkek arkadaşı ile birlikte yaşayanların oranı da (yarısı) dramatik bir şekilde artıyor. 
&lt;P&gt;Çocukların psikolojisi bozuluyor 
&lt;P&gt;İstatistikler, anne ve babasız büyüyen çocuklarla ilgili bazı tehlikelere işaret ediyor. Babasız evlerde gençlerin yüzde 63´ü intihar ediyor; yüzde 90´ı evden kaçıyor; yüzde 85´i davranış bozuklukları gösteriyor; yüzde 71´i okulu bırakıyor; yüzde 50´si ise onlu yaşlarda anne oluyor. (Kaynak; Amerika Nüfus ve İstatistik Dairesi-US Census Bureau) 
&lt;P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Babalar nafaka ödememek için izini kaybettirmeye çalışıyor&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;ABD´de evden kaçan ve nafaka ödememek için izini kaybettiren babalara &amp;quot;deadbeat fathers&amp;quot; ya da &amp;quot;deadbeat dads&amp;quot; deniyor. Önceleri sadece argo bir deyimken sonradan resmî dile de girerek teknik bir terime dönüştü bu kelimeler. Evlerini ve çocuklu eşlerini terk eden bu babalar, çocuklarının nafakasını da ödemedikleri için bu son durum yıllarda en önemli sosyal sorunlardan biri haline geldi. Birçok eyalette bu babaları yakalayabilmek için polis teşkilatlarında özel birimler oluşturuluyor. &amp;quot;Nafaka kaçkını&amp;quot; bu babalar da başka eyaletlere kaçıp yeni yaşam kurarak yasal takipten kurtulmaya çabalıyor. Rakamlar korkunç. Ülkede 30 milyar dolara yakın ödenmemiş nafaka borcu olduğu belirtiliyor. Bütün bu maddi yük, çocuğunu yalnız başına yetiştirmek zorunda olan annelerin omuzunda. Sorunun daha önemli maliyeti ise babanın maddi manevi desteğinden yoksun yetişen milyonlarca problemli çocuk. İstatistiklere göre ülkede son 10 yılda intihar teşebbüsünde bulunan, evden kaçan, evsiz, liseyi terk eden, uyuşturucu kullanan ya da erken yaşta hamile kalan gençlerin yaklaşık üçte ikisini bu babasız çocuklar oluşturuyor. &lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=haberbilgi style=&amp;quot;PADDING-RIGHT: 10px&amp;quot; align=right colSpan=2&gt;&lt;A href=&amp;quot;http://www.zaman.com.tr/ara.do?author=C4B0647269732047C3BC72736F79&amp;quot;&gt;&lt;U&gt;&lt;FONT color=#0000ff&gt;İdris Gürsoy&lt;/FONT&gt;&lt;/U&gt;&lt;/A&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;zaman.</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7937</link></item><item><title>Livaneliden BADEP İzlenimleri</title><pubDate>09.05.2008</pubDate><description>&lt;TABLE cellSpacing=2 cellPadding=2 width=745 border=0&gt;
&lt;TBODY&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;
&lt;H5&gt;Bir dönem yaşadığı acı olaylar nedeniyle hepimizin yüreğini burkan Gazi Mahallesi’ne bu kez bambaşka bir nedenle gittim.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir ilkokulun salonundaydık. Çepeçevre dizilmiş sandalyelerde yirmi kadar emekçi kardeşimiz oturuyordu. İşlerinden çıkmış ve belki daha yemek bile yemeden soluğu bu salonda almışlardı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hepsi de babaydı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir öğretmen ilginç şeyler anlatıyordu onlara. Çocuklarıyla ve eşleriyle ilgili şeyler. Sonra soruyordu: “Bu kursa başladıktan sonra ilginç şeyler yaşadınız mı?” &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“Evet” diyorlardı ve sonra başlıyorlardı teker teker söz alarak anlatmaya:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“Ben çocuğuma, babamdan dedemden gördüğüm gibi davranıyordum. Zaman zaman ensesine bir tokat patlatıyordum. Şimdi her şey değişti. Aramız çok iyi.” &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“Eşimle birbirimize açılamıyorduk. Bu kurstan sonra sorunlarımızı konuşarak çözüyoruz.” &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;“Artık çocuğum bir şey istediğinde ona sadece ‘Hayır’ya da ‘Olmaz’ demiyorum. Durumu açıklıyorum. Mesela buraya gelirken oyuncak arabasını tamir etmemi istedi. Kursa gitmem gerektiğini, ancak daha sonra yapabileceğimi söyledim. Hiç itiraz etmedi. Arabayı masanın üstüne koydu, beni bekliyor.” &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kimi çocuğuna kitap sevgisi aşıladığını anlatıyordu, kimi güzel sözün ne kadar işe yaradığını.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Benzerine ancak İsveç’te, Amerika’da rastlanabilecek bir “Baba eğitimi” programı bu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hayret edeceksiniz ama bu kardeşlerimiz, Türkiye’nin otuz iline yayılmış binlerce benzerleri gibi “iyi baba olmayı” öğrenmeye geliyorlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Müthiş bir şey değil mi!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;
&lt;CENTER&gt;***&lt;/CENTER&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu mucizeyi başaranlar; AÇEV vakfının kurucusu Ayşen Özyeğin &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ve ekibi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Özyeğin’in adı dünyanın en önemli sivil toplumcuları arasında anılıyor ve programları model olarak başka ülkeler tarafından uygulanıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmayan vakıf yöneticisi Ayla Göksel ise başlı başına bir enerji kaynağı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Milli Eğitim Bakanlığı’yla işbirliği içinde projeyi başarıyla yürütüyorlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;
&lt;CENTER&gt;***&lt;/CENTER&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;O akşam, ilkokul salonunda gözlerimizin önündeki insani gelişmeyi zevkle izledik.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir süre sonra öğretmen, kursa katılanları iki gruba ayırdı ve onlara birer resim vererek, iki resim arasındaki yedi farkı bulmalarını istedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hepimizin katıldığı heyecanlı bir oyun başlayıverdi birden.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İki grup da başarılıydı ama biri daha öteye geçip iki resim arasında sekiz fark buldu. Sekizinci farkı bulan olan Mustafa Taviloğlu dostumuzdu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Taviloğlu’nun orada bulunuş nedeni ise bir AÇEV gönüllüsü olarak baba eğitimi programına verdiği destekti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kısacası, içimizi umutla dolduran ve bu ülkenin insanlarına, şiddet, sertlik, kavga, saplantı yerine bambaşka insani değerler aşılamanın mümkün olduğunu gösteren bir akşam yaşadık.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu ortamı ülke çapında geçerli kılmak için tek ihtiyacımız ne biliyor musunuz:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Daha fazla Ayşen Özyeğin’ler...&lt;BR&gt;&lt;/H5&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=text13ptBlack vAlign=top&gt;
&lt;P&gt;&lt;FONT size=2&gt;Gazeevatan.com&lt;/FONT&gt;&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TBODY&gt;&lt;/TABLE&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7936</link></item><item><title>&lt;b&gt;Sınavda ´dikkatsizlik´ nasıl aşılır&lt;/b&gt;</title><pubDate>09.05.2008</pubDate><description>&lt;STRONG&gt;ÖSS’ye sayılı günler kala adayların heyecanı artıyor. Peki sınavda en büyük problem olarak görülen dikkatsizlik nasıl aşılır?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;ÖSS’ye sayılı günler kala adayların heyecanı arttıkça, sınav anına ilişkin düşünceleri de yoğunlaşır. ‘Acaba daha önce yaptığım hataları tekrarlayacak mıyım?’, ‘Ya soru çözerken, dikkatim dağılırsa?’, ‘Soruyu yanlış okursam?’ gibi düşünceler ister istemez pek çok adayın aklından geçer. ÖSS hazırlık sürecinde ‘dikkat ve konsantrasyon’ terimleri adaylar tarafından oldukça sık kullanılır. Öyle ki, sınav anında pek çok durumun tarifi adaylar için, ‘Dikkatim dağıldı.’ cümlesiyle yapılabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Zira öğrencilerin deneme sınavlarından sonra yaptıkları değerlendirmelerde en çok duyduğumuz cümleler: “Dikkatsizlikten soru kaçırıyorum. Basit hatalar yapıyorum,nasıl göremedim?” Soru çözerken dikkatimizi toparlamak bizler için sınavda daha fazla puan demektir. İşte öğrencilerin kendi cümlelerinden ‘dikkatsizlik’ ve ‘konsantre olamama’ haline ilişkin anektodlar:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o ns = &amp;quot;urn:schemas-microsoft-com:office:office&amp;quot; /&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;“Sınavda uzun süre kalmak bana zor geliyor”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Bunun nedeni üç saat oturma becerisi konusunda sıkıntı yaşanmasıdır. Çünkü biz bu hazırlık sürecine gelene kadar hiç belli bir amaç için üç saat oturmak zorunda kalmamıştık. Deneme sınavlarını bu yönde birer prova olarak kabul etmek, sınavda üç saati daha rahat geçirmenizi sağlayacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;“ O soru da yanlış yapılır mıydı? ”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Sınav anında yanlış yaptığınız ve nedenini dikkatsizliğe bağladığınız soruların genelde çok emin olduğunuz, kontrol aşamasında tekrar bakma ihtiyacı duymadığınız sorular olduğunun farkında mısınız? Kimi zaman bir konu yada soruyla ilgili bilgilerimizden eminsek,“Nasıl olsa biliyorum.” rahatlığı dikkatsizliğe neden olabiliyor. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;“ Çok fazla işlem hatası yapıyorum.” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;İşlem hataları, daha çok süreyi iyi kullanmak için hızlı soru çözmeye çalıştığınızda ortaya çıkar. O halde, iyi bir sınav stratejisi bu konuda yaşadığınız sıkıntıyı gidermenize yardımcı olacaktır. Zamanı iyi kullanabilmek için soruları birbirinden bağımsız düşünmek ve kendinize özgü sınav yöntemini deneme sınavlarında oluşturmak işe yarayabilir. Ayrıca kafadan işlem yapmak yerine, mümkün olduğunda yazarak soru çözmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;“ Yanımda oturanın kitapçıkta benden ilerdeki sayfada olması, sınav gözetmeninin davranışları v.s dikkatimi dağıtıyor.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Sınav anında sorumlu olduğunuz sadece kendi kitapçığınızdır. Yanınızdakinin yada önünüzdekinin hangi sayfada ve soruda olduğuna gözünüz kayabilir; ancak onların ilerde olması bütün soruları yaptığı yada sizden ilerde olduğu anlamına gelmez. Öyle olsa bile diğer adayın daha ilerde olmasının nedeninin, etrafıyla ilgilenmemesi olduğunu düşündünüz mü? Dolayısıyla sınavda kontrol edemediğiniz faktörlere dikkatinizi gene siz yöneltmiş oluyorsunuz. Bunu isterseniz mutlaka önlersiniz. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;“ Sınav sırasında bir soruya takıldığımda, başka soruya geçsem de dikkatimi toplayamıyorum”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Soruları birbirinden bağımsız düşünme becerisi sınavda başarılı olmak için ön koşullardan biridir. &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Eğer, evde çözdüğünüz testler sırasında bu beceriyi kazanabilirseniz, sınavda da uygulayabilirsiniz. Eğer evde bir soru üzerine 5-10 dk. uğraşıyorsanız bu beceriyi sınava uyarlamanız mümkün olmayacaktır. Bazı sorulara çok zaman harcayabilirsiniz, ancak süre sınırlaması olduğunda daha sonraki soruların sizi beklediğini unutmayınız. Eğer soruyu çok zaman harcayarak çözebiliyorsanız, temel bilgilerinizde eksiklik olabilir. Konuları ve soru ile ilgili düşünme biçiminizi yeniden gözden geçirin.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;“ Sınav sırasında iki üç soru yapamadığımda moralim bozuluyor.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Tıpkı dışarıdan gelen seslerin bizi rahatsız ettiği gibi içseslerimiz de dikkatimizin dağılmasına neden olabiliyor. İki üç soru yapamadığınızda iç sesiniz “ bak şimdi yapamadım, gerçek ÖSS’de de yapamazsam istediğim bölüme yerleşemem, istediğim bölüme yerleşemezsem……..” şeklinde konuşup moralinizi bozabilir. &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Sınav anındaki içseslerinizi kontrol altına almanız yine sizin elinizdedir. Daha sakin ve gerçekçi değerlendirmelerle, kendinizi olumsuz düşüncelerden uzak tutmanız, dikkatinizi sınav kitapçığına yoğunlaştırmanızı sağlayacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;Uzun bir hazırlık maratonunun ardından yaklaşan sınav&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;Hurriyet.com&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7935</link></item><item><title>Bu öğrenciler alkışlanır</title><pubDate>09.05.2008</pubDate><description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Adana’da Özel Çukurova Bilfen İlköğretim Okulu öğrencileri, tarım işçisi çocuklar ve lösemili çocuklar için yardım topladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Karataş İlçesi’nde tarım işçisi ailelerin çocuklarının okuldaki eğitimlerinin yanı sıra tarlada çalıştıklarını, eğitim malzemesi ihtiyaçları bulunduğunu duyan öğrenciler, bu çocuklara yardım amaçlı kermes düzenledi. Kermesten 880 YTL gelir elde eden çocuklar, tarım işçisi ailelerin okuyan çocukları için kırtasiye ve giyecek yardımında bulundu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Öğrenciler, Sosyal Bilgiler Dersi’nde de ‘Ürettiklerimiz’ ünitesine paralel olarak, ‘Ürün Tasarım Projesi’ geliştirdi. Aylar süren çalışma sonucunda ortaya çıkardıkları ürünlerini sergileyip, yardım amaçlı satışa sunan öğrenciler, bu proje sayesinde de 5 bin YTL gelir sağladı. Öğrenciler, bu parayı da lösemili çocuklara bağışladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yaptıkları yardımlar ve sosyal projelerle kendilerini daha iyi hissettiklerini bildiren öğrenciler, “Biz, şanslıyız. Anne ve babamız bizleri çok güzel okullarda okutabiliyor. Ama o çocuklar yoksullar. Bu anlamlı ve güzel yardımın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Özel Çukurova Bilfen İlköğretim Okulu Müdürü Cihangir Kabalcı, öğrencileriyle gurur duyduğunu belirterek, “Maddi durumları çok iyi olan birçok ailenin çocukları, sahip oldukları nimetlerin farkında değiller. Karataş’taki o çocukların okuyup, okuyamadıklarını, hangi şartlarda yaşadıklarını öğrenen öğrencilerimizle Karataş’ın Tuzla Beldesi’ne gittik. Tarım işçilerinin çocuklarının okutulmasıyla ilgili yürütülen projenin görevlileri ile de görüştük. Öğrencilerimiz de onlara yardım amacıyla çalıştılar. Öğrencilerimiz sosyal hayatın zorluklarını da öğrenmiş oldu” dedi.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hurriyet.com&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7934</link></item><item><title>Öğrenci ne derse öyle olacak</title><pubDate>09.05.2008</pubDate><description>&lt;STRONG&gt;Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği´nde öğrencinin bir üst sınıfa kaç dersten borçlu geçmesi gerektiğine, öğrencilerle yapılmakta olan anket sonucuna göre karar verilecek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;ORTAÖĞRETİM Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği´nde yapılacak değişiklikte, öğrencinin bir üst sınıfa kaç dersten borçlu olarak geçmesi gerektiğini öğrencilerle yapılmaya başlanan anket etkileyecek. Halen 2 dersten başarısız olan öğrenciler &amp;quot;sorumlu&amp;quot; olarak üst sınıfa geçilebilirken, bu sayı anketin Talim ve Terbiye Kurulu´nda değerlendirilmesinden sonra artırılacak.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o ns = &amp;quot;urn:schemas-microsoft-com:office:office&amp;quot; /&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;Sınıf geçme sisteminde yapılacak değişiklikle, öğrenci başarısız olduğu 3 ders için &amp;quot;ortalama yükseltme sınavı&amp;quot;na girebilirken, yeni düzenlemede, bunun için sınırlama olmayacak, öğrenci kaç dersten başarısız olduysa, o kadar dersten okulların kapanmasından bir hafta sonra &amp;quot;not yükseltme sınavı&amp;quot;na katılabilecek. Mevcut uygulamada, öğrenci 2 dersten borçlu olarak bir üst sınıfa geçerken, yeni düzenlemede, bu sınır kaldırılacak, borçlu geçilen ders sayısı 5-6´lı bulabilecek.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;STRONG&gt;SONUCA GÖRE KARAR&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;&lt;A class=keywords href=&amp;quot;http://www.hurriyet.com.tr/index/Milli_Eğitim_Bakanlığı/&amp;quot; target=_blank&gt;&lt;U&gt;&lt;FONT color=#0066cc&gt;Milli Eğitim Bakanlığı&lt;/FONT&gt;&lt;/U&gt;&lt;/A&gt; yetkilileri, getirilmek istenen düzenlemenin yabancı ülkelerde ve üniversitelerde de uygulandığını, öğrenciyi &amp;quot;sınıfta kalma korkusundan kurtarmayı&amp;quot; amaçladıklarını söylediler. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan yönetmelik değişikliğinde, bir üst sınıfa borçlu geçilmesi için ders sayısının artırılması önerisini, Talim ve Terbiye Kurulu ise uygun bulmadı ve bu değişiklikten önce öğrenci, öğretmen, yönetici ve velilerin görüşünün alınmasının uygun olacağını bildirdi. Bunun üzerine hemen anket çalışmasına başlandı. Mayıs ayı ortalarında anket sornuçları Talim ve Terbiye Kurulu´nrda değerlendirelecek.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;Anket sonuçları da dikkate alınarak öğrencinin bir üst sınıfa kaç dersten borçlu olarak geçebileceğine karar verilecek. Yetkililer, 2 olan borçlu geçme sayısının artırılıcağını, ancak bunun sınırının ne olacağının anket sonucuna göre kararlaştırılacağını söylediler.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;B&gt;250 BİN ÖĞRENCİ KALIYOR&lt;BR&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;Ortaöğretim Genel Müdürlüğü´nün verilerine göre yılda 50 bin öğrenci &amp;quot;devamsızlık&amp;quot;tan, yaklaşık 200 bin öğrenci de başarısızlığı nedeniyle sınıf tekrarlıyor. Başarısızlık &lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;9. sınıfta daha yüksek olurken, sınıf yükseldikçe başarısızlık oranı da düşüyor. Yetkililer, öğrencinin üç dersten kalınca tüm dersleri tekrarlaması yerine, borçlu olarak geçmesinin daha uygun olacağını, sınıf tekrarlamanın maliyetinin de azalacağını söylediler.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;B style=&amp;quot;mso-bidi-font-weight: normal&amp;quot;&gt;ALAN DEĞİŞİKLİĞİ &lt;BR&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;Talim ve Terbiye Kurulu, lise öğrencilerinin &amp;quot;alan değiştirme&amp;quot;sinde yaşanan karmaşayı da gidermeyi gündemine aldı. Öğrenciler&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Sayısal(fen-matematik) , sözel ve eşit ağırlık olarak tercihlerine göre eğitim görüyor, belirli dönemlerde öğrencilere&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alan değiştirme olanağı sağlanıyordu. Ancak&lt;SPAN style=&amp;quot;mso-spacerun: yes&amp;quot;&gt;&amp;nbsp; &lt;/SPAN&gt;Liseler 4 yıl olduktan sonra ilk defa önümüzdeki öğretim yılında lise 4. sınıfa başlayacak öğrencilere bu olanak sağlanmadı.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none&amp;quot;&gt;&lt;o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/o:p&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Yetkililer, mevcut uygulamada alan değişikliğinin 10. sınıf sonunda yapıldığını, öğretim süresinin 4 yıla çıkması nedeniyle 11. sınıfta da alan değişikliğine olanak sağlanmaması nedeniyle binlerce öğrencinin mağdur olduğunu belirttiler. Yetkililer, 11. sınıf öğrencilerine alan değiştirmeye olanak sağlayacak yönetmelik değişikliğinin de gerçekleştirileceği müjdesini verdiler. Böylece, öğrencilerin katsayı engeliyle karşılaşmamaları sağlanmış olacak.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal style=&amp;quot;MARGIN: 0cm 0cm 0pt&amp;quot;&gt;Hurriyet.com&lt;/P&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7933</link></item><item><title>KPSS başvuruları yarın son</title><pubDate>09.05.2008</pubDate><description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Lisans mezunları ile lisans programlarından mezun olabileceklerin katılacağı Kamu Personeli Seçme Sınavı´na (KPSS) 28 Nisanda başlayan başvuru süresi, yarın mesai saati bitiminde sona erecek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Sınava başvurmak isteyenler, “2008-KPSS Lisans Kılavuzu” ile aday bilgi formunu 2 YTL karşılığında başvuru merkezlerinden alabilecek.&lt;BR&gt;KPSS´ye, öğretmen adaylarının da başvurması gerekiyor. Adaylar, başvuru merkezleri ile ilgili bilgilere ÖSYM´nin www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilecek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;KPSS´ye daha önce girmiş adaylar, internet üzerinden başvuru yapabilecekler. İlk kez girecek adaylar ise sınav ücretini yatırdıktan sonra başvuru merkezlerinden randevu alarak başvurularını gerçekleştirecekler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;KPSS kılavuzunda, Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) KPSS sonuçlarının normal, özürlü ve eski hükümlü işçi alımında da kullanacağına ilişkin duyurusuna da yer veriliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Lisans mezunları ile lisans programlarından mezun olabileceklere yönelik düzenlenecek KPSS, 28-29 Haziran 2008´de cumartesi sabah, cumartesi öğleden sonra, pazar sabah ve pazar öğleden sonra olmak üzere dört oturumda gerçekleştirilecek. Cumartesi sabah oturumuna tüm adayların katılması gerekiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için düzenlenecek KPSS ise 21 Eylül 2008´de yapılacak. Bu adayların başvuruları ile ilgili ayrıntılı bilgi daha sonra ÖSYM tarafından duyurulacak.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hurriyet.com&lt;/P&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7932</link></item><item><title>4 Yıllık Liseyi 3 Yılda Bitirme Şansı</title><pubDate>08.05.2008</pubDate><description>Eğer sınıf geçmeyle ilgili taslak onaylanırsa, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 puan arasında olan öğrenciler, erken mezuniyet hakkına sahip olacak &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;
&lt;P&gt;Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) yenilenecek Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliği’nde, 4 yıllık lise mezuniyetini 3 yıla indirecek bir düzenleme yer alacak. &lt;BR&gt;Buna göre, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 puan arasında olan öğrenciler, erken mezuniyet hakkına sahip olacak. 8 dönem yerine 6 dönemde liseyi tamamlayacak olan öğrenciler, ÖSS’ye çalışmak için bir yıl ek süre kazanacak.&lt;BR&gt;Yönetmeliğin yenilenmesini öngören taslağı Talim ve Terbiye Kurulu’na gönderen MEB, yeni bir düzenlemeyi de gündeme getirdi. &lt;BR&gt;Öğrencilerin başarısız oldukları tüm derslerden ortalama yükseltme sınavına girmelerini öngören ve sorumlu olarak bir üst sınıfa geçme hakkı olan iki ders barajını beş veya altıya yükselten taslak yönetmeliğe, “başarılı öğrenciler” ile ilgili bir madde eklendi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Üniversite modeli...&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Buna göre, 9., 10. ve 11. sınıflarda aldığı tüm derslerin not ortalaması 85-100 arasında olan öğrenciler dört yıllık lise eğitimini üç yılda bitirebilecek. Bu öğrenciler, sekiz eğitim-öğretim döneminden oluşan lise hayatını altı dönemde tamamlayabilecek. Her yıl ayrı ayrı hesaplanacak yıl sonu başarı notu, tüm derslerden girilen sınavların sonuçlarına göre belirlenecek. Öğrenci 11. sınıftayken 12. sınıfın derslerini alarak, liseyi üç yılda bitirebilecek. &lt;BR&gt;Üniversite öğrencilerine tanınan hakka benzer bir formülü içeren düzenlemeye göre, lise öğrencileri, örneğin Türk Edebiyatı dersinin 12. sınıfta devamı olan bölümünü 11. sınıfta alabilecek. Yıllar içinde başarı grafiğini artırarak tüm derslerden yıl sonu başarı notunun ortalamasını 85’in altına düşürmeyen öğrenciler, 11. sınıfta da 12. sınıfın derslerini alarak kısa dönemde mezuniyet hakkını elde edecek.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Son karar Çelik’in&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;MEB yetkilileri, mezuniyet süresiyle ilgili henüz kesin bir karar verilmediğini ancak bu sürenin altı dönem olabileceğini, bunun da 3 veya 3.5 yıla denk geldiğini söyledi. Yetkililer, düzenlemeyle ilgili son kararı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in vereceğini belirtti.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&amp;quot;http://www.aktifhaber.com&amp;quot;&gt;www.aktifhaber.com&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;</description><link>Rehberlik Portalı | © HAYAT REHBERİNİZ | Rehberlik, Eğitim, PDR, Psikoloji, Kişisel Gelişim/Haber.asp?ID=7931</link></item></channel></rss>